Depresyon Yalnızca “Mutsuzluk” Değildir

Depresyon; çoğu zaman dışarıdan fark edilmesi zor, kişinin iç dünyasında sessizce ilerleyen bir süreçtir. Kişi sürekli üzgün olmak zorunda değildir; bazen hiçbir şey hissetmemek, bazen hayata karşı bir ağırlık, bazen de “eskisi gibi olamama” hali olarak kendini gösterir.
Enerji kaybı, isteksizlik, içe çekilme, uyku ve iştah değişiklikleri, odaklanma güçlüğü ya da hayatın anlamsızlaştığı hissi…
Bunlar bir “kişilik zayıflığı” ya da “şükredememe” hali değildir. Yalnız değilsiniz.
Birçok kişi depresyonu geçici bir moral bozukluğu sanarak kendi kendine toparlanmaya çalışır. Oysa depresyon, çoğu zaman kişinin yaşantılarıyla, kayıplarıyla ve bastırdığı duygularla bağlantılı derin bir süreçtir.
Depresyon Neden Bu Kadar Ağır Hissedilir?
Depresyon yalnızca bugüne ait değildir; sıklıkla geçmişte yaşananların bugünde bıraktığı izlerle ilişkilidir. Bazen uzun süre ertelenmiş yaslar, bazen görülmemiş ihtiyaçlar,
bazen de kişinin kendisiyle kurduğu sert ve yıpratıcı iç ilişki depresif süreci besler.
Bu nedenle “pozitif düşün”, “kendini zorla”, “geçer” gibi yaklaşımlar çoğu zaman işe yaramaz. Çünkü depresyon, yalnızca düşüncelerle değil, duygular ve bilinçdışı süreçlerle birlikte çalışır.
Depresyon Herkeste Aynı Şekilde Yaşanmaz
Depresyon tek bir tablo değildir; herkes için farklı şekillerde hissedilebilir ve yaşanabilir.
Duygusal Düzeyde Depresyon
-
- Sürekli bir boşluk ya da anlamsızlık hissi,
-
- Umutsuzluk,
-
- Keyif alamama,
-
- İçsel bir çökkünlük,
-
- Kendine karşı yoğun suçluluk ya da değersizlik duyguları,
Bedende Depresyon
-
- Sürekli yorgunluk ve enerji kaybı,
-
- Uykuya dalmakta zorlanma ya da aşırı uyuma,
-
- İştah artışı ya da iştahsızlık,
-
- Bedensel ağrılar ve halsizlik,
-
- Güne başlamakta zorlanma,
Zihinde Depresyon
-
- Dikkat ve odaklanma güçlüğü,
-
- Karar vermekte zorlanma,
-
- Kendine yönelik eleştirel iç konuşmalar,
-
- Geleceğe dair umutsuz düşünceler,
-
- “Benimle ilgili bir şeyler yanlış” hissi,
Depresyonun Farklı Görünümleri
Depresyon her zaman ağır ve belirgin olmayabilir:
-
- Majör depresif süreçler: Belirgin çökkünlük ve işlev kaybı
-
- Distimik süreçler: Uzun süreli, daha sinsi ama yıpratıcı bir mutsuzluk hali
-
- Maskelenmiş depresyon: Daha çok bedensel şikâyetler ya da öfke ile ifade edilen depresyon
-
- İlişkisel depresyon: Yakın ilişkilerde yaşanan kopukluk, yalnızlık ve değersizlik duyguları
-
- Tükenmişlikle iç içe geçen depresyon: Özellikle iş ve bakım rollerinde
Bazen kişi net bir başlık koyamaz; sadece “hayat ağır geliyor” der.
Terapi Sürecinde Depresyona Nasıl Yaklaşıyorum?
Terapiyi yalnızca kişinin daha iyi hissetmesini sağlamakla sınırlı görmüyorum.
Amaç, depresyonun neden ortaya çıktığını ve ne anlatmaya çalıştığını birlikte anlamaktır.
Terapi sürecinde:
-
- Bastırılmış duygulara alan açılır,
-
- Kayıplar ve yas süreçleri ele alınır,
-
- Kendilik algısı ve içsel eleştirmenle çalışılır,
-
- Kişinin ihtiyaçları, sınırları ve ilişkisel örüntüleri fark edilir,
Psikodinamik yaklaşımla, depresyonu yalnızca “geçmesi gereken bir durum” değil, kişinin iç dünyasına dair önemli bir mesaj olarak ele alıyoruz.
Ne Zaman Destek Almayı Düşünmelisiniz?
Aşağıdaki durumlardan biri ya da birkaçı size tanıdık geliyorsa, destek almak için doğru bir zamanda olabilirsiniz:
-
- Uzun süredir isteksizlik ve keyifsizlik yaşıyorsanız,
-
- Günlük sorumluluklar gözünüzde büyüyorsa,
-
- Hayattan geri çekildiğinizi fark ediyorsanız,
-
- Kendinize karşı çok sert ve suçlayıcıysanız,
-
- Geleceğe dair umut kurmakta zorlanıyorsanız,
-
- “Eskiden böyle değildim” düşüncesi sık sık geliyorsa,
Destek almak için tamamen tükenmiş olmayı beklemek gerekmez.
Profesyonel Destek Bir Değişim Sürecinin Başlangıcı Olabilir
Depresyon, kişinin “zayıf” olduğunu değil; çok uzun süre güçlü kalmaya çalıştığını gösterebilir.
Terapi; acele edilmeden, yargılanmadan ve zorlanmadan, kişinin kendi temposunda ilerleyebileceği bir alandır.
Eğer bu satırları okurken kendinizden parçalar buluyorsanız, bu bir tanı değil; kendinize kulak verme daveti olabilir. Bu süreçte size eşlik edebilirim.
Kl. Psk. Emin BAYRAKTAR